
Saydam süzgeçlerimizin arasından
Yerçekimine karşı koyar sürtünme
Daha ben, biz çokluğuna varmamışken
Yasalar bizi vurmaya görsün
Bütün çığlıklar birer düettir istemeden…
Gagalı kuşlar gibi erkekler
Her dokunduğunda acıtan
Kimisi uzun kimisi kısa boylu izlerin
Sevmek ölümdür bana yaşarken
Akbabalar döner başımda son nefesimi verirken.
Aşk anlaşılmaz takıntı
Sonsuzluğa atmalı
Bilinmezliğin girdabında deli danalar gibi
Dermanı olmamalı…
Kulağımda çınlar mazimiz
Eskimiş masallardan çaldığımız mutluluğumuz
Kapalı gişe oynuyor sinemalarda
Veresiyeli ayrılığımız
Ben artı sen, eşittir boşluk
Dumanı da üstünde tüter: yalnızlık
Pişmiş kelleler gibi sırıtır pişmanlık
Bu aşk; tek kullanımlık…
Artık kaldırma kuvveti de etkisiz eleman düşlerimde
Battığım kadar taşırırken hayatı…





