lezbiyen ilişkiler

Friday, June 09, 2006


Saydam süzgeçlerimizin arasından
Yerçekimine karşı koyar sürtünme
Daha ben, biz çokluğuna varmamışken
Yasalar bizi vurmaya görsün
Bütün çığlıklar birer düettir istemeden…

Gagalı kuşlar gibi erkekler
Her dokunduğunda acıtan
Kimisi uzun kimisi kısa boylu izlerin
Sevmek ölümdür bana yaşarken
Akbabalar döner başımda son nefesimi verirken.

Aşk anlaşılmaz takıntı
Sonsuzluğa atmalı
Bilinmezliğin girdabında deli danalar gibi
Dermanı olmamalı…

Kulağımda çınlar mazimiz
Eskimiş masallardan çaldığımız mutluluğumuz
Kapalı gişe oynuyor sinemalarda
Veresiyeli ayrılığımız

Ben artı sen, eşittir boşluk
Dumanı da üstünde tüter: yalnızlık
Pişmiş kelleler gibi sırıtır pişmanlık
Bu aşk; tek kullanımlık…


Artık kaldırma kuvveti de etkisiz eleman düşlerimde
Battığım kadar taşırırken hayatı…


Günlerden Perşembe, gecelerden Cuma,
Şimdi bende olmalıydım yanında
Dumanını bırakıp giderken bindiğin tren de..

Yokluğun iç çekişim,
Soluğum kesilir bakarken arkandan koybolana,
Bize…

Aslında böyle değildir yalnızlık
El sallarken sen gülümseyerek,
Bırakırken bir tek seni bana..


Aklına düştükçe hatırla beni
Hiç değiştirmedim bildiğin gibi
Ne numaramı ne de evimi…

Hâlbuki sabaha çıkmalıydı gün seninle
Bugün günlerden Cuma olmalıydı
Çayın yanında simit;
Senin yanında da ben…

masalların birinde masal olmuş;masal olan,

uçmuş bakmış konmuş dala,

açmış ağzını, yummuş gözünü;

yalayıp yutmuş, sevda masalını..

koymuş aslanın önüne eti, ,ineğinkine de otu;

aynı yaşlı kadının dediği gibi,

sonrasında uyuyan devi görmüş; korkmamış tabi,

almış ayın ondördü gibi güzeli..

şanındandır kaçmak erkekliğin,

kuş olup uçmuşlar onlarda..

güzellik ve kahramanlık mutlu olmuş en sonunda..

ekmek kavgası, ayak alışkanlığı;

ayrılmışlar başka bir masalda buluşmak duasıyla..

Sunday, June 04, 2006



sessiz,
sensiz..
senle dolu,
yıldız yıldız..
ay ışığında,
karanlıkta,
ıslak kirpik,
titrek kalp..
uzun gece,
yorgun sabah..
bitmeyen,
sıradan bir hikaye,
hayat..
taçsız prenses,
yalınayak prens,
mutluluk masal..
acı gerçek,
yalnızlık sonsuz..
yapayalnızız,
yalnızsız..
yalansız..
15.11.05(salı)
05.27

manzaralı yalnızlıklar..
oturduğun yerden daldığın boşluklar,
elinde sigaran, başında dumanlar,
ne bir adım ötesi,ne de gerisidir zamanlar,
köpek gibi havlar sitemler,
kime layık görülür bilinmez; mutluluklar
acılar, ahh içleri sızlatanlar..
yanıbaşımda durur, bitmeyen kitaplar gibi ayrılıklar,
artık önemi yok; sen ve seninle yitirilmiş anılar,
evet işte tam burasıdır;
öldüğüm yerdir manzaralar,
içimde de mezarlar..
yeniden alevlenirmi failine, meçhuldür;
küllerinden sevdalar..
bitmesin derken aslında hep,
hazırlanır sonlar..
yalnızlıklar..

Tuesday, May 30, 2006


süpriz yumurtadan çıkmış; hayatına tükürülmüş oyuncak..
ister bekle ister anla
zamanın senin üstünden oyunlarla kanımı akıtmasında
bahanesi yok ölümlerin...